IF CLAUSES
Türkçe’de “eğer …se” (eğer gelirse …) biçiminde kurulan bu yapı, İngilizce’de birçok biçimde kurulabilir. Okullarda genellikle 3 klasik tipi öğretilir. Bunun dışında bir if clause gören öğrenciler şaşırırlar. Örneğin:
If he didn’t call this morning, then he’s probably away.
Bu sabah aramadıysa o zaman muhtemelen bir yerlere gitmiştir.
If you didn’t study English at school, you won’t understand this book.
Okulda İngilizce öğrenmediysen bu kitabı anlamazsın.
Buradan da anlaşıldığı gibi, if‘li cümleler sadece belli kalıplarda kullanılmaz.
Type 0
Bu tür koşul cümlelerinde cümlenin her iki kısmı da the simple present tense ile kurulur. Daha çok genellemelerde kullanılır. Burada if’in taşıdığı anlam when ya da whenever gibidir:
If you mix yellow and blue, you get green.Sarı ile maviyi karıştırırsan yeşil elde edersin.
Aslında bu cümlenin anlamı, “sarı ile maviyi karıştırdığında yeşil elde edersin.”dir.
If I am tired I go to bed early.Yorgunsam/yorgun olduğumda erken yatarım.
If you pour oil on water it floats.Suya yağ dökers