Once kullanımı
Once birde fazla anlamda kullanılmaktadır.
En çok bilinen anlamı as soon as ile ynı anlmda olan olur olmaz anlamındadır. Başka bir deyişle after(sonra) anlamındadır diyebiliriz.
Örnek:
We can start once he arrives.
Anlamı: Gelir gelmez başlayabiliriz. (O geldikten sonra başlayabilir anlamına gelir.)
Once ın bir diğer anlamı da bir kezdir.
Örnek:
Once I make make up my mind, nothing can stop me.
Anlamı: Bir kez kararımı verdim mi beni hiçbir şey durduramaz.
Bir diğer anlamı da bir zamanlar.
2010 Kpds onbahar Çıkmış Soru;
Much of the immune system's machinery is geared towards killing or eliminating invading microbes ...... they have been recognized.
A) once
B) although
C) even if
D) in case
E) whereby
Cevap: A
Çözüm: Burada once ır mez anlamında yani after anlamında kullanılmıştır.
Çeviri: Bir çok bağışıklık sistemi mekanizması mikrop saldırılarını tanımlar tanımlamaz öldürmeye veya ortadan kaldırmaya donanımlıdırlar.
ingilizce gramer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce gramer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2013 Çarşamba
27 Eylül 2011 Salı
so that kullanımı
so that cümleleri
"so...that..."" ingilizcede "öyle ki...", "o kadar ki..." ya da "...ki" anlamında kullanılır.
Aşağıda söz edilen her anlamında kullanılmış bir çok so...that cümleleri örnekleri bulacaksınız:
I am so tired that I could sleep in this chair. --> O kadar yoruldum ki, bu sandalyede uyuyabilirim.
He is quite nice, more so than I was led to believe. --> O, beklediğimden çok daha kibar.
Pelin spoke so clever that nobody can interrupts his words. --> Pelin o kadar akıllıca konuşuyor ki, hiç kimse onun sözünü kesemiyor.
"so...that..."" ingilizcede "öyle ki...", "o kadar ki..." ya da "...ki" anlamında kullanılır.
Aşağıda söz edilen her anlamında kullanılmış bir çok so...that cümleleri örnekleri bulacaksınız:
I am so tired that I could sleep in this chair. --> O kadar yoruldum ki, bu sandalyede uyuyabilirim.
He is quite nice, more so than I was led to believe. --> O, beklediğimden çok daha kibar.
Pelin spoke so clever that nobody can interrupts his words. --> Pelin o kadar akıllıca konuşuyor ki, hiç kimse onun sözünü kesemiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)